el-Burhan Edeb Dua Zamanı
 
 
   
 

   Anasayfa
| Bir Nefes Sıhhat

BiR NEFES SIHHAT


Hacamat

Semüre b. Cündeb Radıyallâhu Anh'dan rivayet edilen Hadîs-i Şerifte şöyle buyurulmuştur: "Birgün Rasûlullah 'ın yanında idim. Bir hacâmatçı çağırdı ve hacâmat yapmasını (kendisinden kan almasını)  emir buyurdular. Oda hacamat aletleri olan boynuz, neşter ve gereken aletleri çıkardı. Kan alınacak yeri, neşterle kesip kanın bir kaba (bardak veya boynuza) boşalmasını sağladı.

Bu sırada Fezâre oğullarından bir kimse gelerek: "Ya Rasûlullah Bu nedir? Niçin vücudunuzu bununla kestiriyorsunuz?" dedi. Peygamber Efendimiz: "Bu hacamattır." buyurdu. O kimse tekrar "Hacâmat nedir Ya Rasûlaliah!" deyince Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam: "Hacâmat; insanların tedavi oldukları şekillerin en iyilerinden (en şifâhlanndaniır) " buyurdu."

Peygamber Efendimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellem'in tıp ilmiyle, özellikle de "koruyucu hekimlik" denen hijyenle alâkalı olarak söylediği bir çok Hadîs-i Şerif vardır. Zaten esas olan, çıkan hastalığı tedaviden evvel, kişiyi hasta olmaktan korumaktır, işin aslı ve kolayı budur. Hasta olduktan sonra tedavi olmak ise daha zor ve müşkül bir iştir. Bu sebeple Efendimiz Aleyhisselâm, evvel emirde bu hususa ehemmiyet vermiş ve tıbbî tavsiyelerinin birçoğunu da bu meyanda yapmıştır.

Şu herkesin malumudur ki; Asr-ı Saadet döneminde Medine'ye özellikle dışarıdan gelen hekimler, tabibler kendilerine iş bulamamışlardır. Bunun en önemli sebebi de Efendimiz'in, bu mevzuda buyurduğu tavsiyelere ve vaz'ettiği düsturlara tamamıyla riayet edilmesidir.

Peygamberimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellem'in tıbbî sünnetinde hacâmatda mühim bir yer tutmaktadır. Hacamatın Rasûlullah'ın döneminde sağlığı koruma ve tedavi metodu olarak uygulandığı, bizzat kendisinin de hacâmat yaptırdığı, hatta hacamatı teşvik ettiği bir çok Hadis-i Şeriflerle sabittir. Hatta hacâmat, o dönemde uygulanan en iyi tedavi metotlarından biriydi denilebilir.


Hacamat nedir? Nasıl yapılır? Niçin yapılır?

İnşaallah şimdi bunu izah edelim.

Hacâmat kelimesinin aslı Arapça hicâme(t) olup emmek manasına gelen hacm kökünden gelir. Tıbbî ifadeyle "kan alma" diyebiliriz. Hacâmat yaptırmaya ihticâm, bu işi meslek edinen kişiye ise haccâm denir. Kan alma işinde kullanılan fanus ve bardak gibi aletlere de mihcem veya mihceme denir.

Hacâmat, yani kan aldırmak, sebebi belli bir hastalığın tedavisi olmaktan ziyade, kan fazlalığının vücutta meydana getirdiği rahatsızlıkları gidermek, belli bir bölge veya herhangi bir organdaki aşırı kan hücumunu, yani basıncını azaltmak veya hasta bir organın kanını tazelemek için yapılır.


Kan Alma Şekli:

Kan alınacak bölgenin derisi Hacâmat bıçağıyla ki bu bıçak; tarak biçiminde, vücutta bir sıra çizik meydana getiren bir alettir. Bir yüzünde birçok yarık bulunan bakır bir kutu içinde tetikli bir zembereğe bağlı olan bıçaklar, düğmesine basılınca zembereğin boşalmasıyla yarıklardan dışarı fırlar ve o bölgede çizikler meydana getirir. Bu arada küçük bir fanus (cam bardak veya boynuz) ters tutularak içine süratle sokulup çıkarılan bir alev vasıtasıyla havası boşaltıldıktan sonra bu çizik atılan bölgenin üzerine kapatılır. Böylece kanın, üzerindeki hava basıncının azaldığı o kesime hücum etmesi sağlanır. Bu durumda kan iç basıncın etkisiyle kolaylıkla dışarı çıkar, yani fanus tarafından emilmiş olur.

Böylece kirli kan vücuttan çıkarılmış olur. Buna "şişe çekmek" de denir. Bir de damardan girilmek suretiyle kan alma vardır ki buna da "fasd = bleeding" denir. Deriden kan alma işi kolay olduğu halde, damardan kan alma işi pek kolay olmayıp, bir sanat ve beceri işidir. Fakat Hacâmat denildiği zaman akla ilk gelen birinci şeklidir. Tıbb-ı Nebevî'de kan aldırma işlemi, vücuttan alınan kanı bir başka yerde kullanmak için değil, ancak hasta bir vücûdu sağlığa kavuşturmak için yapılmaktadır. Bu sebeple hasta bir bedenden ayrılan kan, hasta bir kandır, dolayısıyla kullanılması doğru değildir. Nitekim Rasûlullah Sallallâhu Aleyhi Vesellem, tedavi maksadıyla vücuttan alınan kanın toprağa gömülmesini emretmiştir. Çünkü kanın bizzat kendisi pistir, hasta kimsenin kanı ise daha da pis olmaktadır.


Kan Aldırmanın Faydaları:

Damardan veya deri altından kan aldırmak, tedavi yöntemlerinden biridir. Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam da bunun faydalarıyla alâkalı bir çok Hadîs-i Şerif zikretmiştir.

Deri altından kan aldırmak vücut sathını temizler, damardan kan aldırmak ise vücudun derinliklerindeki kirli kanın temizlenmesi açısından daha faydalıdır. Genel olarak sıcak bölgelerde deri altından, soğuk bölgelerde ise damardan alınır.

Nitekim Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam: "Damardan veya deriden kan aldırmak, tedavi olduğunuz şeylerin en faydalılardandır." buyurmuştur.

Yine Peygamber Efendimiz buyurmuşlardır ki: "Üç şeyde şifâ vardır: Bal şerbeti içmekte, hacamat olmak (kan aldırmakta, kızgın demirle dağlama yapmakta. Fakat ben dağlama yaptırmayı sevmem."

İbnu Abbas Radıyallâhu Anh'dan rivayet edilen bir Hadîs-i Şerifte Efendimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellem şöyle buyurmuşlardır: "Mîraç gecesinde, meleklerden mürekkep bir cemaate her uğrayışımda; Ya Muhammedi Tedavi maksadıyla hacamat olmanı tavsiye ederiz. Ümmetine de hacamat olmaları (kan aldırmaları) tavsiyesinde bulununuz."

Nâfı der ki; İbn-i Ömer Radıyallâhu Anh şöyle dedi: Ben Rasûlullah Aleyhissalâtü Vesselâm'dan şu buyruğu işittim: "Hacamat olmak aç karnına daha fayda­lıdır. Hacamat olmak aklı ve hıfzetme (ezberleme) gücünü arttırır. Hafız olanın da hıfzetmek kabiliyetini kuvvetlendirir."

Hacamatın faydası ile alâkalı olarak, rivayet edilen başka bir Hadîs-i Şerifte ise şöyle buyurulmuştur:

Ebû Keşbe el-Enmârî Radıyallâhu Anh anlatıyor: "Rasûlullah Aleyhissalâtü Vesselam, başından ve iki omuzu arasından hacamat olur (kan aldım) ve, "Kim bu kandan akıtırsa, herhangi bir hastalık için, bir başka ilaçla tedavi olmasa da zarar görmez!" buyururdu.

Hangi ve araç ve metotla olursa olsun önemli olan kan aldırmaktır. Uzman bir hekimin muayenesi ve tavsiyesiyle yaptırılan hacamat, faydalı ve İslâm'da tavsiye edilen bir tedavi usûlüdür.

Ameller niyetlere göredir. Sünnete uymak niyetiyle ve Allah Celle Celâluhu'nun bizlere bir emaneti olan vücudumuzun sağlığına kavuşması için yaptırdığımız hacamat, sıhhat bulmamızın yanı sıra bir ibadet değeri de taşır.

Zira sağlıklı bir bedenle ibadetlerimizi tam olarak yerine getirmemiz daha kolaydır. Ayrıca, hiç şüphe yok ki, Peygamber Efendimiz'in yaptığı ve yapılmasını bizlere tavsiye buyurduğu tüm işlerin bir anlamı ve hikmeti vardır. Çünkü O'nun hayatı bizim için örnektir.

DEVAM EDECEK